TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KAYNAK SİTESİ

Edebiyat'a dair her şey alikaramanhoca.com 'da

Üyelik Girişi
KAHRAMAN KADINLARIMIZ
TÜRK BASINININ TARİHSEL GELİŞİMİ
EDEBİYAT KONU ANLATIM VE SORU ÇÖZÜM VİDEOLARI
TYT-AYT ÖNEMLİ HATIRLATMALAR
SINIFLARA GÖRE DERS NOTLARI
TÜRKÇE (DİL VE ANLAM BİLGİSİ)
ALİ KARAMAN
alikaraman1071@gmail.com
VEDAT TÜRKALİ
01/12/2019

"PİRHASAN" NEDEN "TÜRKALİ" OLDU VE 70 YILLIK ŞİİRİN BÜYÜK SIRRI...

Asıl adı Abdülkadir Pirhasan'dı..
Ancak bu isim, bu topraklarda sakıncalı bir isimdi..
Yazdığı eserler sırf bu isim nedeniyle sansür kuruluna takılıyordu..
Ne yazsa veto ediliyordu..
Çaresizdi..
Sonunda Atıf Yılmaz kurtuluş yolunu gösterdi..
"İçinde Türklüğü vurgulayan bir takma isim kullan."
Öyle yaptı..
Abdülkadir Pirhasan artık Vedat Türkali'ydi..
*. *. *
1940'lı yıllardı..
Vedat Türkali Nevşehir'de edebiyat öğretmeniydi..
Eşi Merih Pirhasan İstanbul'daydı..
Kızı Deniz Türkali'yi doğurmuştu..
Ne yapıp ettiyse izin alamadı..
Eşini ve kızını göremedi..
Oturdu, özlemini kağıda döktü..
Yazdığı "Bekle Bizi İstanbul" şiiriydi..
Bu şiiri eşi ve çocuğu için yazmıştı..
Yıllar sonra Grup Baran şiirin bir bölümünü türküleştirdi..
Beste Onur Akın'ındı..
Edip Akbayram ile milyonlara ulaştı..
Toplum şiiri türküde duydukları kadar sanıyordu..
Oysa mısralar çok daha uzundu..
İşte Vedat Türkali'nin (Abdülkadir Pirhasan) "Sis Şairi" dediği eşi Merih Pirhasan'a yazdığı İstanbul şiirinin tamamı..
*. *. *
İSTANBUL

"Sis" şairine ithaf edilmiştir.

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul

Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez

Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı

Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın...☆

 

 

VedatTürkali... 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    

 

 

  alıntı 

 

 

 

 

 

alıntı<3



1229 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Köylü Halil Ağa ile Atatürk - 25/08/2019
ABDULLAH HOCA abdullahsahin1881@gmail.com Köylü Halil Ağa ile Atatürk 08/08/2019 KÖYLÜ ULUSUN EFENDİSİ Atatürk'ün Köylü Halil Aga ile diyaloğu "Atatürk, Dinlenmek İçin Gittiği İstanbul'daki Florya Köşkünden, Yanında Yalnızca Şoförü ile...
İSLAMİ DÖNEM İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ
TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ