TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI KAYNAK SİTESİ

Edebiyat'a dair her şey alikaramanhoca.com 'da

TÜRKÇE (DİL VE ANLAM BİLGİSİ)
PARAGRAF TAKTİKLERİ

TİYATRO VE ÖZELLİKLERİ

Tiyatro Nedir?

Bu sorunun üç cevabı bulunmaktadır: Oyun için yazılan metne, oyunun oynandığı binaya ve sahnelenen oyuna, tiyatro diyebilmekteyiz. Aslında ilk zamanlarda oyunların sahnelendiği mekâna bu ad verilirken zamanla oyunun kendisine de tiyatro denilmeye başlanmıştır. Bu nedenle tiyatroyu hem bir edebi tür hem de bir sanat dalı olarak değerlendirebiliriz. Edebi tür olarak olmasa da bu oyunun geçmişi oldukça uzundur. Bu türün ilk örnekleri milattan önce Yunanistan’da dini törenler sırasında ortaya çıkmıştır.

Sahne sanatı olarak da adlandırılan türün diğer sanat dallarından ayrılan önemli özellikleri bulunmaktadır. Tiyatro sadece okunmak için değil oynanmak için de yazılmaktadır. Ancak yine de oynanmaktan ziyade sadece okunmak için yazılan eserler de bulunmaktadır. Oynanmak için yazılan metinlere tiyatronun yanı sıra “oyun” ve “piyes” olarak da adlandırılabilmektedir.

Tiyatro Özellikleri

→ Tiyatro, göstermeye bağlı edebi metinlerdir yani yaşanması muhtemel bir olay sahnede canlandırılır.

→ Piyes adıyla da bilinir.

→ Sahnede gösterilen oyun hem göze hem de kulağa hitap ettiği için etkileyicilik gücü yüksektir.

→ Olay, zaman, mekân ve kişiler yapı unsurlarını oluşturur.

→ Konusuna göre trajedi, dram ve komedi olarak üçe ayrılır.

→ Tiyatroda günlük konuşma dili kullanılır.

→ Gerçeğe oldukça yakındır.
(alıntı)

Tiyatro Türleri

1. Trajedi 

Konusunu tarihten ve mitolojiden alarak seyirciye hayatın acıklı ve korkunç yönlerini göstermeyi amaçlayan ve değişmeyen kurallar çerçevesinde ahlaki bir ders veren manzum tiyatro türüne “Trajedi” denir. Tragedya olarak da bilinen bu tür, ” tragoidia” sözcüğünden türemiştir. Eski Yunan’da Dionysos törenleri sırasında doğmuş olan bu türde amaç ruhu kötülüklerden arındırmaktır.

Trajedi Nedir?

Trajedilerde tanrıların, tanrıçaların ya da kralların, prenslerin ve diğer soylu insanların kendi aralarındaki mücadelesi belli bir çatışma düzeni etrafında seyirciye aktarılmaktadır. Yiğitlik, kahramanlık, zerafet gibi kavramlar oyunlarda yüceltilirken kaba söz ve görüntülere kesinlikle yer verilmez. Sahnelenen oyun soylu kesime hitap ettiğinden dolayı bu duruma ayrıca önem verilmektedir.

Trajedilerin Amacı

Trajedilerde amaç tiyatroyu izleyen seyircilerin ruhunda korku uyandırabilmek, merhamet duygusunu geliştirmek ve insanın ıstıraplarının sözcüsü olabilmektir. Böylelikle izleyicilere bir ahlak dersi verilmiş olunur. Oyunda hiç kesilmeyen ve oyun sonuna kadar devam eden bir gerilim mevcuttur. Bu gerilim, izleyicide yüksek bir heyecan yaratmayı başarabilmektedir.

Trajedi Konuları

Trajedilerde konular ya tarihten ya da mitolojik bir hikayeden alınmaktadır. Bu nedenle daha önce de belirttiğimiz gibi kahramanların bilinen bir kişi olmasına özen gösterilir. Çok eski bir gelenek olarak trajedi tiyatro türünde kahramanların oyun sonunda ölmeleri fazlasıyla rastlanan bir durumdur.

Trajedi ve Üç Birlik Kuralı

İmkanların kısıtlı olmasından doğan üç birlik kuralı tiyatro oyunlarındaki zaman, mekan ve olaydaki birliktir. Dram türüne kadar tiyatrolarda olmazsa olmaz bir şekilde uygulanan üç birlik kuralı, trajedide de vazgeçilmez bir kuraldır.

Yine bu tiyatro türünde toplumun adet ve geleneklerinin son derece büyük bir yeri bulunmaktadır. Geleneklere karşı çıkmanın cezası kişiye oyunda temsili olarak ağır bir şekilde verilmektedir.

Trajedi Özellikleri (Tragedyanın Özellikleri)

 Trajedi, Eski Yunanda doğmuş ve hayatın acıklı, korkunç yönlerini ele alan bir modern tiyatro türüdür.

 Bu oyunlarda toplumun sahip olması gereken erdemler yüceltilerek seyirciye bir ahlak dersi verilir.

→  Konular günlük yaşamdan değil tarihten, efsanelerden ve mitolojiden alınmaktadır.

 Trajedi kahramanları tanrı, tanrıça, kral, kraliçe, prens ve prensesler gibi soylu kişilerden seçilmektedir.

 Klasik ve kusursuz bir üslup barındırır.

 Oyun soylu kişilere yöneliktir ve sahnede kanlı görüntülere, kaba ve argo sözlere yer verilmez.

 Bu türün belirleyici özelliklerinden birisi de manzum olmasıdır fakat daha sonraki yıllarda nesir şeklinde de örnekler verilmiştir.

 Bu oyunlarda ahlak ve erdemli olmak, toplumun geleneklerine bağlı kalmak son derece önemlidir. Bu konuda zayıflık gösterenler ise oyun esnasında cezalandırılır.

 Oyun, başından sonuna kadar acıklı ve korkunç olayları ele aldığından izleyicide sürekli bir heyecan yaratmayı kolaylıkla başarmaktadır.

 Üç birlik kuralı (zaman, mekan ve olayda birlik) vardır.

 Oyunlar genellikle beş perdeden oluşur.

 Koro, trajedinin olmazsa olmaz ögesidir.

Trajedinin Doğuşu ve Gelişimi

Eski Yunan’da dini törenler sırasında Dionysos (Baküs) tanrısı adına bazı gösteriler düzenlenir ve bu gösterilerde koro çeşitli dini şiirleri bir şarkı gibi okurken bazı din adamları da dans eder. Zamanla dans eden kişiler koroda okunan şiirleri diyalog halinde sahnede canlandırırken başka kişiler de sahneye çıkarak diyaloga ortak olurlar.

Her yıl dini törenlerde sahnelenen bu gösteriler zaman içerisinde profesyonelleşerek sahnede canlandırılan bir oyuna dönmüş olur. Dini törenler sırasında doğan trajedideki konular değişse de dini ritüellerden kalma ahlak ve erdem teması değişmez kurallar içinde yer alır.

2. Komedi 

Milattan önce 400’lü yıllarda Yunanistan’da doğan “Komedya“, kişilerin ya da toplumların güldürü taşıyan yönlerini, aksayan taraflarını hoş vakit geçirmek ve aynı zamanda ders vermek amacıyla sahneye taşıyan tiyatro türüdür. Yani bu tür tiyatrolarda seyiriciyi güldürürken düşündürmek ve eğitmek gibi bir amaç bulunmaktadır.

Komedi Nedir? (Komedya Nedir?)

Bugün birçok alanda duyduğumuz komedi, aslında modern tiyatronun bir türü olarak komedyadan gelmektedir. Bu kelimenin kökeni ise Latincedeki “comoedia” sözcüğüne dayanmaktadır. Bu türün amacı kişilerin ya da toplumların aksayan yönlerini perdeye yansıtarak güldürmeyi ve bunu yaparken de düşündürmektir.

Komedyalarda seyircileri güldürmek için daha çok yalakalık, cimrilik, iki yüzlülük ve korkaklık gibi insan davranışları abartılarak işlenmektedir. Bu insan huyları güldürücü bir şekilde ele alınırken aslında seyircinin bundan ders çıkarması amaçlanır.

Komedyalar manzum bir şekilde yazılma geleneğiyle başlasa da daha sonraki dönemlerde (17. yüzyıldan itibaren) nesir şeklinde de yazılmaya başlanmıştır.

Komedyaların konuları ait olduğu toplumun günlük yaşamından alındığı gibi kişileri de soylulardan değil halkın arasından seçilmektedir. Aynı zamanda teknik konularındaki imkansızlıklardan dolayı tragedyalarda olduğu gibi üç birlik kuralına uyulmaktadır.

Komedi Özellikleri

 İnsanların ve toplumların gülünç yönlerini işleyen tiyatro türüdür.

→ Seyirciyi güldürerek güzel vakit geçirtmeyi ve güldürürken de düşündürüp ders vermeyi amaçlar.

→ Konular günlük yaşamdaki gülünç olaylardan seçilir.

→ Toplumun her kesiminden kişiler oyunda kendine yer bulur.

→ Üç birlik kuralına uyulur.

→ Manzum yani şiir şeklindedir.

→ Oyun sırasında kaba görüntülere sahnede yer verilir, çirkin sözlerin söylenmesinden kaçınılmaz.

→ Üslupta seçkinlik aranmaz.

→ Oyun, beş perdeden oluşur ve sonuna kadar hiçbir kesintiye uğramaz.

→ Sahnedeki diyaloglara ek olarak bir de koro bulunur.

→ Konularına göre karakter, töre ve entrika komedisi şeklinde üç başlıkta sınıflandırılır.

→ Komedya türünde Yunan Aristophanes ve Fransız Moliere oyunlarıyla tanınmış isimlerin başında yer alır.

Komedi Türleri

Ele aldıkları konulara göre komedyaları üç başlıkta sınıflandırabiliriz:

a) Karakter Komedisi : Sahnede günlük yaşamda sıklıkla rastladığımız insan kusurlarını alaylı ve gülünç bir şekilde işleyen komedi türüdür. Bu komedi türüne gösterilebilecek en iyi örnek ise Moliere’in “Cimri” eseridir.

b) Töre Komedisi: Bir toplumun aksayan yönlerini ele alan, eleştirel bir şekilde gelenekleri işleyen komedi türüdür. Töre komedilerinde sosyal bir eleştiri yapılır.

c) Entrika Komedisi: İzleyicilerin merak ögesinin ön planda tutularak bir mesaj vermekten ziyade sadece güldürmek amacıyla yazılan komediler. Olayların düğüm bölümünde seyircilerin merak duygusu üst seviye çıkarken çözüm bölümünde olaylar açığa çıkartılır. Bu tür biraz daha hafifletilmiş ve günümüzde vodvil ismiyle anılmaya başlanmıştır. Bu oyun türünde akla gelen ilk eser Shakespeare’in Yanlışlıklar Komedyası adlı oyunudur.

3. Dram 

Yaşamı tam da olduğu gibi acıklı, gülünç, güzel, çirkin yönleriyle bir bütün halinde sahnede göstermeyi amaçlayan tiyatro türüne “Dram” denir. Dram, hayatın komik ve trajik olaylarını bir arada gösterirken diğer tiyatro türlerindeki kuralları da yıkar.

Dram Nedir?

Dram” sözcüğü köken olarak Yunancadır ve “hareket” anlamına gelmektedir. Daha sonra bu kelimeye “rol yapmak, temsil etmek” gibi anlamlar yüklenmiştir. Temsil etmek gibi bir anlam taşıyan dram, sahnede canlandırılan oyunu karşılayacak şekilde kullanılmaya başlanmıştır. 19. yüzyılda da özellikle trajedinin keskin kurallarını yıkmak ve tiyatroya gerçeklik kazandırmak için oluşturulan tiyatro türüne dram denilmiştir.

Dram Özellikleri

→ Hayatı hem acıklı hem de gülünç yönleriyle bir bütün şeklinde sahneye yansıtır. Bu bakımdan trajedi ve komedinin bir karışımıdır.

→ Gerçekçilik ön plandadır, sahnede yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olaylar canlandırılır.

→ Olaylar çoğunlukla günlük yaşamdan seçilir fakat tarihi konular da işlenebilir.

→ Üç birlik kuralına uyulma zorunluluğu kaldırılmıştır. Diğer tiyatro türlerinden ayrılan en belirgin fark da budur.

→ Oyun kahramanları toplumun her kesiminden seçilebilir.

→ Kahramanlar temsil ettikleri çevrenin diliyle konuşur.

→ Her türlü olay sahnede gösterilir, çirkin görüntülerden kaçınılmaz.

→ Manzum ya da nesir olarak yazılabilir.

→ Perde sayısında bir sınırlama yoktur, perde sayısı yazarın tercihine bırakılır.

→ İlk örneklerini William Shakespeare vermiş ancak dramı bir tür haline getiren ise 19. yüzyılda Viktor Hugo olmuştur.

Dram Türünün Doğuşu ve Tarihi Gelişimi

Modern tiyatronun doğuşuyla trajedi türü ortaya çıkmıştır ve trajedi hayatın sadece acıklı yönünü ele alır. Daha sonra ise komedi türü ortaya çıkmış ve trajediden farklı olarak hayatın sadece gülünç yönleri ele alınmıştır. Halbuki hayat sadece acıklı ya da gülünç olmaktan ziyade bu ikisinin iç içe olduğu bir bütündür. Bu nedenle 17. yüzyıldan itibaren bu duruma itiraz edilmiş ve sanatçılar klasik tiyatronun kurallarını yıkarak hayatın hem acıklı hem de gülünç yönlerini tiyatroda göstermeye başlamıştır.

İngiliz William Shakespeare, tiyatrolarında hayatın hem acıklı hem de gülünç yönlerini bir araya getirerek bu türün yolunu açmıştır. 19.yüzyıla gelindiğinde Fransa’da artık dram ayrı bir tür olarak kabul görmeye başlamıştır.

Dram Yazarları

William Shakespeare (İngiltere)

Friedrich Schiller (Almanya) 

Goethe (Almanya)

Viktor Hugo (Fransa)

(alıntı)

 

Temel Tiyatro Terimleri

Aktör: Sahnede karakteri canlandıran erkek oyuncu.

Aktris: Sahnede karakteri canlandıran kadın oyuncu.

Dekor: Eserde tasvir edilenlere yönelik olarak sahneyi oluşturan nesneler.

Diyalog: Oyunda en az iki kişinin karşılıklı konuşması.

Dublör: Oyundaki yedek oyuncu.

Fasıl: Oyun esnasındaki perde ya da bölümler.

Jest: Oyuncuların sahnede yaptıkları her türlü el, kol, ayak ve beden hareketleri.

Koro: Oyunlarda kadın ve erkeklerden oluşan ve şarkı söyleyen topluluk.

Kostüm: Sahnede oyuncuların rollerine uygun olarak giydikleri kıyafet.

Kulis: Sahnenin arkasında yer alan ve seyircinin göremediği oda.

Pandomim: Sadece jest ve mimiklerle yapılan sözsüz oyun.

Perde: Oyunu oluşturan bölümler.

Sahne: Oyuncuların rol için çıktıkları ve oyunun oynandığı bölüm.

Suflör: Oyun sırasında arkadan konuşmaları fısıldayan kişi.

Tuluat: Metne dayanmayan, doğaçlama oyun.

Tiyatronun Yapı Unsurları

Bir olaya dayalı olarak oluşturulan tüm edebi türlerde olduğu gibi bu oyun türünde de “Konu, kişi, zaman ve mekan” gibi ögeler bulunmaktadır.

Olay (Dramatik Örgü): Sahnelenen oyundaki olaylar, tiyatronun konusunu oluşturmaktadır. Oyun içindeki olay örgüsü aynı zamanda “Dramatik örgü” olarak da adlandırılır. Olaylar daha önce yazılabileceği gibi sahnede doğaçlama olarak da gelişebilmektedir. Eserdeki konu tarihten ya da günlük hayattaki herhangi bir olaydan oluşabilmektedir.

Kişi: Eserde özellikleri ve konuşmaları belirtilmiş olan karakterler kişileri oluşturmaktadır. Eserde yer alan kişiler sahnede oyuncular tarafından canlandırılmaktadır. Oyuncuların yetenekleri ve roldeki başarıları eserdeki kişilerin tüm özelliklerinin tam olarak sahneye yansıtılmasında belirleyici bir rol oynamaktadır.

Mekan (Sahne): Anlatmaya bağlı edebi metinlerde olayların gerçekleştiği yerler betimlemeler yapılarak okuyucunun zihninde canlandırılır. Tiyatrolarda ise mekan dekorlarla sahnede izleyiciye gösterilir. Piyeste geçen olayların gerçekleştiği yerleri canlandırmada kullanılan malzemeler genel olarak “Dekor” olarak adlandırılır. Geçen olaylara uygun olarak sahne düzenlenir.

Çatışma: Oyun içinde olay örgüsünü geliştiren, kişiler arasındaki mücadeleler, anlaşmazlıklar ve zıtlıklar çatışmayı oluşturur. Çatışmada farklı olguların birbiriyle mücadelesi bulunmaktadır. Çatışma, oyun içinde heyecanı ve izleyici dikkatinin çekilmesini sağlayan önemli bir unsurdur Birçok etken oyundaki kişiler arasında belirgin farkların oluşmasını sağlayabilir.

Zaman: Olayların gerçekleştiği zaman sahnede dekorlarla tasvir edilir. Günümüz tiyatrosunda zaman geniş bir zamanı kapsayabilmektedir. Ancak modern tiyatro öncesinde olayların 24 saat zaman dilimi içinde gerçekleştiği üç birlik kuralı uzun bir süre bu oyunlarda uygulanmıştır.

Dünya Edebiyatında Tiyatro

Tiyatronun bir sanat olarak doğuşu, Eski Yunan’da şarap tanrısı olan Dionysos adına düzenlenen bağbozumu dini törenlerine dayanmaktadır. Bu törenlerde din adamları koro halinde şarkılar söyleyerek Dionysos’a olan sevgilerini dile getirir ve halka bazı ahlaki öğütler verirlerdi. Koronun ilahi şarkılar söylemesi zamanla birer temsile dönmüş, sahneye çıkan din adamlarının olayları canlandırmasıyla tiyatro başlamış olur.

Eski Yunan’da ortaya çıkan ilk tiyatro türü trajedi olmuştur ve bu oyunlarda hayatın sadece acıklı yönleri ele alınmıştır. Daha sonra komedi türü ortaya çıkmıştır ki bu oyunlarda da hayatın sadece gülünç yönleri işlenmiştir. 17.yüzyıla kadar trajedi ve komedinin hakimiyeti devam etse de bu yüzyıldan itibaren bu türlerin sarsılmaz kuralları yıkılmıştır. Özellikle 16.yüzyılda William Shakespeare’ın tiyatro eserleri bu sanata yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.

19.yüzyıla gelindiğinde Fransa’da ortaya çıkan dram türünde hayatın hem acıklı hem de gülünç yönleri bir arada ele alınmaya başlanmıştır. Bu yüzyılda Victor Hugo, dramın bir tür haline gelmesini sağlayarak bu tiyatronun kurallarını ortaya koymuştur.

Türk Edebiyatında Tiyatro

Türk Edebiyatı’nın modern tiyatro ile tanışması ancak 19.yüzyılın ikinci yarısında mümkün olmuştur. Bu yüzyıla kadar edebiyatımızda sadece geleneksel tiyatro olarak adlandırılan Karagöz, orta oyunu ve meddah sanatları söz konusuydu. Ancak Tanzimat Dönemi ile birlikte Batı edebiyatlarını yakından takip eden sanatçılarımızın çevirileri ve uyarlamaları ile modern anlamda ilk tiyatro çalışmaları başlar.

Türk edebiyatında yazılan ilk tiyatro örneği Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseridir. Sahnelen ilk tiyatro eseri ise Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre‘sidir. Cumhuriyet Dönemi ile birlikte Türk edebiyatında bu türde güçlü bir değişim görülmüştür.

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU


Yorumlar - Yorum Yaz
Anket
Kitap okumak, paragraf çözümünde ne kadar yararlıdır?
TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ
İSLAMİ DÖNEM İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ
ANLATICI BAKIŞ AÇISI
Özet Bilgiler